endometrium kanseri riskini arttırır

Tedavide amaçlar diyet, egzersiz ve yaşam tarzı değişiklikleri ile normal vücut ağırlığına gelmeyi sağlamak, androjen hormonlarının seviyesini düşürmek ve tüylenmeyi azaltmak, gebelik istemi varsa bunu sağlamaktır. Ayrıca bu hastalarda kronik anovulasyona (yumurtlama bozukluğu) bağlı endometrium (rahmin iç tabakası) sürekli östrojen hormonuna maruz kalır ve bu da endometrium kanseri riskini arttırır, tedavi amaçlarından birisi de bunu önlemektir.
Kilolu hastalarda diyet ve egzersizler sayesinde kilo kaybı ile yumurtlama fonksiyonları ve dolayısı ile adet düzeni normale dönebilmektedir, gebelik şansı artabilmektedir.
Çocuk istemeyen hastalarda en çok kullanılan tedavi seçeneklerinden birisi doğum kontrol hapları ve progesteron hormonlarıdır.
Bu hastalardaki aşırı tüylenmeyi azaltmak için yine doğum kontrol hapları, siproteron asetat, flutamid, finasterid gibi ilaçlar kullanılabilmektedir.
Bir diabet ilacı olan metformin androjen üretimini azaltmanın yanı sıra ovulasyon (yumurtlama) üzerine olumlu etkileri olması nedeniyle bu hastalarda kullanılabilmektedir. Bu yüzden özellikle çocuk istemi olan hastalarda tedaviye eklenebilmektedir.
Çocuk isteyen hastalarda yumurtlamayı uyaran ilaçlar kullanılır. Genel olarak klomifen sitratla başlanıp yanıt alınamazsa daha etkin ilaçlara geçilmektedir. Bütün tedavi yöntemleriyle hala gebelik elde edilemeyen hastalarda seçenek tüp bebek (IVF)’tir.
PCOD hastalarında cerrahi tedavi olarak eskiden ovarian wedge rezersiyon uygulanmaktaydı, günümüzde laparoskopik ovaryan drilling uygulanabilmektedir. Wedge rezersiyonda yumurtalığın (over) içerisinden kama şeklinde bir bölüm çıkarılarak alınır. Drilling operasyonunda ise yumurtalıklara 4-5 adet delikler açılır. Bunda da amaç yumurtlama düzenini sağlamak ve bu sayede gebelik şansını arttırmaktır.

Anovulasyon (Yumurtlama düzensizliği)

POLİKİSTİK OVER SENDROMU (PCOS, PKOS)
Polikistik Over Görüntüsü
Polikistik over sendromu (PCOS) (Stein-Leventhal Sendromu) genç ve orta yaş kadınlarda görülen en sık metabolik bozukluktur. İlk olarak 1935 yılında Irving Freiler Stein ve  Michael Leo Leventhal tarafından tarif edilmmiştir.
Poli: çok anlamındadır polikistik: çok sayıda kist içeren anlamına gelir. Polikistik over hastalarının çoğunda (hepsinde değil) yumurtalıklarda çok sayıda yan yana dizilmiş ufak kistler izlenir. Bunlar aslında normal anlamda yumurtalık kistleri gibi değildir, onlardan farklıdır, küçüktür.

– Oligomenore, amenore (seyrek adet görme, adet görememe)
– Anovulasyon (Yumurtlama düzensizliği)
– Androjen hormonlarında yükseklik ve/veya buna bağlı aşırı tüylenme (hirsutismus), akne vb. bulgular
– Yumurtalıklarda çok sayıda küçük yumurta kistleri
– Şişmanlık
ile karakterize bir hastalıktır.

Adet söktürücü

ADET SÖKTÜRÜCÜ İLAÇLARIN YAN ETKİLERİ, ZARARLARI VAR MI?
Adet söktürücü ilaçlar (hap, iğne) hormon içeren ilaçlar oldukları için çeşitli yan etkileri olabilir. Bu ilaçlar kesinlikle doktor tavsiyesi olmadan kullanılmalıdır. Ayrıca bunlar her ay sürekli her adet gecikmesinde kullanılan ilaçlar değillerdir, her adet gecikmesinde adet söktürücü ilaç kullanılmaz, adet gecikmelerinin çok çeşitli sebepleri vardır. Adet söktürücü ilaçlar progesteron hormonu içerdikleri için bu ilaçların akınmasından belli bir süre sonra adet görülür ancak adetin miktarında değişiklik yaratabilir. Bunun dışında göğüslerde hassasiyet, şişme meydana gelebilir. Adet döneminden sonra lekelenme veya damla damla kanama oluşabilir.

Ayrıca adet (regl) söktürücü ilaçların çoğu hamilelik döneminde kullanılması sakıncalı ilaçlardır. Adet gecikmesini sebebi gebelik ise ve bu fark edilmeden bu ilaçlar kullanılır ise gebelikte bebek üzerine bazı olumsuz etkileri görülebilir.